KAYGI BOZUKLUKLARI

26 Eylül 2009 Psikolog Nur GEZEK  
Kategori: Sağlıklı Olun

Kaygı yani korku ve endişe duygusu herkesin yaşadığı bir duygu durumdur. Anormal psikolojisi içinde önemli bir yer tutan bu duygudurum, normal insan psikolojisinde de önemli bir rol oynamaktadır. Pek azımız herhangi bir haftayı korku yada kaygı olarak tanımlayabileceğimiz bir duyguyu yaşamadan geçirmişizdir. Fakat normal insanların kısa süreli olarak yaşadıkları kaygı, kaygı bozukluğu olan kişilerinkiyle süre olarak da şiddet olarak da karşılaştırılamaz.

Devamını oku

SOSYAL FOBİ VE TEDAVİSİ

06 Eylül 2009 pskceren  
Kategori: Psikoloji

Fobi; bireyin belirli bir obje, olay, durum veya aktiviteden duyduğu kontrol dışı korku duygusudur. Fobikler, korku duydukları nesne veya olayın, durumun, aktivitenin aslında korkulacak bir şey olmadığının farkındadırlar. Yani korkularının saçma olduğunu bilirler. Örneğin; örümcek korkusu ( arachnophobia ) olan biri, örümceklerden ölecekmişcesine korkar fakat sebebini sorduğunuzda mantıklı bir sebep öne süremez. Bu kadar küçük ve zararsız bir canlının ona hiçbir şey yapmayacağını bilir ama korkmaktan da kendini alamaz. Fobilerin toplumda görülme sıklığı %10 civarında olarak tespit edilse de aslında %25 civarındadır. Bu aradaki farkın sebebi fobiklerin bir kısmının, fobilerinin farkında olmamasından kaynaklanır. Kadınlarda erkeklere oranla daha yoğundur. Kişiler bazen, hayatları boyunca karşılaşmadıkları bir nesneye, hayvana veya duruma karşı bile fobi geliştirebilirler. Ölüm korkusu buna en uygun örnektir. Panik atak hastalarının çoğunda hastalığın özünde bu korku yatmaktadır. Terapiler ilerledikçe bu gerçek ortaya çıkmakta hatta çoğu zaman hasta bile buna şaşırmaktadır. Bir kısmında, hastalığın başlangıcının bir yakınlarının vefatına, ağır bir hastalık geçirmesine veya kişinin bir kriz ya da hastalık sebebiyle hastaneye gitmesine denk gelmesi de tesadüfi değildir.

Devamını oku

ERGENLİK DÖNEMİNDE İLETİŞİM STRATEJİLERİ

06 Eylül 2009 pskceren  
Kategori: Ergenlik Dönemi

Ergenlik dönemi erkeklerde 13, kızlarda 11 ila 20’li yaşlar arasındaki dönemdir. Ergenler ne çocuk ne yetişkindir. Bu iki ana dönem arasında kalan kimi zaman durgun kimi zaman sancılı süreçtir. Bu dönemin amacı çeşitli sosyal ve bilişsel görevlerin yerine getirilmesi ve bazı yeteneklerin kazanılmasıdır. Bu görevlerin en önemlisi ergenin kendi kimliğini kazanması, bir birey olduğunu kanıtlamasıdır. Kimlik oluşumu sırasında olumlu ( kurallara uymak, okulda başarılı olmak, sanatsal faaliyetlere yönelmek, spor aktivitelerinde bulunmak…) veya olumsuz ( madde kullanımı, kurallara uymamak, suça yönelmek, okulda başarısızlık…) girişimlerde bulunurlar. Bu konularda değerlendirme yaparken ergenlik gözönüne alınmalıdır. Ergen; çocuk değildir ama çocukça davranır, yetişkin değildir ama yetişkinliğe öykünür. Bu gelgiti bol dönemde ergen kendini ispat etmek, yetişkinliğini onaylatmak adına suç içeren davranışlara yönelebilir. Suç, öğrenilebilen bir davranıştır. Öğrenilebilen her davranış, aksini de içerir ve yeniden düzenlenebilir. Suç işlemeden sorun çözmek, ergene öğretilebilir. Bazı ailelerde de evde sorunlar şiddetle sonuçlanıyor ise ergen sorun çözme yöntemi olarak şiddetten başkasını bilmiyordur. Bildiği tek yöntemi kullanmaktan başka çaresi ve seçeneği yoktur.

Devamını oku

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluktur. Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar, aşırı hareketlidir, dikkatleri çabuk dağılır, engellenmeye ve beklemeye tahammülleri yoktur. Sabırsızdırlar, kolay uyarılabilirler, çabuk kızar, hareketlenir ve kolay incinirler.

Devamını oku