Kan ve hastalıkları

Kan:Tuzlar,yağlar,şekerler,proteinler ve sudan oluşan ,mat, kırmızı renk bir sıvıdır.Kimyagerler böyle tanımlıyorlar kanı.Ama biyologlar, yeni hayatın en basit ve en karmaşık yasalarını inceleyen  bilim adamları, hayatın sadece bu sıvının aralıksız akmasına bağlı olduğunu, organizmanın çeşitli bölümlerini birbirine bağlayan ve besleyenin kan olduğunu vurguluyorlar.O halde kanı farklı bir gözle inceleyelim.İşte o zaman proteinler hormonlara,vitaminlere,enzimlere,mikrop kırıcı unsurlara dönüşür.Yağlar kolesterole ,lipinde,ergona,kinine,koruyucu maddelere dönüşür.Şekerler yanmaya hazır yakıtlara dönüşür.Tuzlar ise demir ve fosfor, kalsiyum ve magnezyum , sodyum ve potasyum bileşimleri olarak ortaya çıkar.Bütün bu karmaşıklığa rağmen  kanda herşey uyumlu bir denge , hiyerarşik bir düzen içindedir: Sıvı kısım ve katı kısım.Nitekim kan, plazma adı verilen soluk sarı renk bir sıvının  içinde dolaşan değişik tür bağımsız hücrelerden meydana gelir.Çoğunlukta olan hücreler eritrositlerdir.sonra sırayla lökositlerve plaket  gelir.Normal olarak, hücre öğeleri  kanın %45 oluşturur.Kanın görevi nelerdir? Akciğerlerden oksijen alır,anidrid karbon ve diğer artık maddelerin  dışarı çıkmasını sağlar.Mide ve barsaklardan besinleri alıp ihtiyaca göre onları  vücudun değişik yerlerine  götürür, bu arada  sonradan deri, böbrekler ve karaciğer yoluyla dışarı atılacak artık maddeleri taşır.Bir bezden diğerine mesajları(hormonları)  ve mikroplara karşı  bizi koruyacak maddeleri ulaştırır.Sonradan belirli biyokimyasal kurallara göre ayrıştıracağı değişim ürünlerini yüklenir.