HALK SAĞLIĞI

01 Mayıs 2009 Uzman Dr.Ali AYYILDIZ  
Kategori: Sağlıklı Olun

Birey sağlığının , tüm toplumun sağlık ve temizliğine ne kadar bağlı olduğunu , ancak lokantada yediği bir yemekten zehirlenmiş (gıda zehirlenmesine uğramış ) , otobüste birinden Nezle veya Grip (İnfluenza ) kapmış , otel yatağından pire almış ,ya da halka açık bir plajdan , yüzme havuzundan veya sauna’dan ayak parmaklarına musallat olan Tinea pedis’e ( ayak mantarı enfeksiyonu ) yakalanmış birisi çok iyi kavrar. 
İnsanlar , hasta oldukları zaman gerektiği gibi iş göremezler, bireyleri sağlıklı olmadıkça da bir toplum işlevlerini gerektiği gibi yerine getiremez.Bu yüzden her toplum varlığını koruma önlemi olarak , bireylerinin sağlığını geliştirecek adımlar atar.önlemler alır yeni, yeni yöntemler (metodlar) geliştirir. Topluluk büyüdükçe bir yandan bilgisizlik , savsaklama ve yetersizliğin doğurduğu sonuçların çok daha fazla sayıda insanı ve daha hızlı bir biçimde etkileyebileceği , öte yandan da hastalığın yayılma olanakları için , halk sağlığı sorunu giderek çok daha önemli bir duruma gelir. 
 
HALK SAĞLIĞININ KAPSAMI  
 
Toplumsal Tıbbın iki ana işlevi vardır.Bunlar ;  
1- Hastalığı önlemek  
2- Hastalığın önlenemediği durumlarda ise Tedavi etmek . 
Toplumsal Tıbbın 2 . seçeneği yani tedavi seçeneğinin içerisine hastane ve kliniklerin eğitimi , hastaların ve ailelerinin maddi bakımdan desteklenmesi ya da Sağlığın Sosyal Güvenlik Şemsiyesi altına alınması ( sigortalanması ) girer. 
Toplumsal Tıbbın bu yanı , hem gerekli olanak ve araçların maliyetinin yüksek olması ( fazla para gerektirmesi ) hem de üretici ve emek kaybı dolayısıyla nispeten daha pahalıdır. 
 
Toplumsal Tıbbın koruyucu yanı daha az göze çarpar ve genellikle fark edilmez ise de hepimizi ve tüm toplumu etkiler. 
 
Ölü insanların uygun bir şekilde gömülmesinden ( defin ) , inşaat standartlarını kentlerdeki ve kasabalardaki nüfus sıklığını , vapurlarda taşınabilecek ya da sinemalarda film seyredebilecek insan sayısını , fabrikalarda çalışan işçilerin koşullarını , uçak ve otomobil gürültüsünün , otomobil egzostundan çıkan gazların ve zehirleyici sanayi artıklarının izin verilebilecek düzeyini denetleyen , günümüzde hemen bütün ülkelerde tipik olan sayısız ykanun ve yönetmeliklere kadar uzanmaktadır.  
 
Bunları kısaca özetleyecek olursak ; 
1- Mikroplarla bulaşık besin maddelerinden hastalığa yakalanma tehlikesi çok yüksektir.Bu nedenle besinlerin bütün üretim , depolanma , işlenme ve hazırlanma aşamaları özenle kurallara bağlanmıştır.İthal edilen besin maddeleri de , bir yandan gerekli sağlık koşullarını sağlamak , bir yandan da ülkeye önceleri oraa bulunmayan yeni hayvan ya da bitki haşerelerinin veya hastalıklarının girmemesi için organoleptik (duyusal, göz ve tat yolu ile beş duyu ile ) kimyasal ,bakteriyolojik ve virolojik ( kısaca mikrobiyolojik diyelim ) yönden kontrol edilir ve denetlenirler. 
2- Lokanta ve otel yöneticilerinin temizlik , uygun su ve çöp koşulları ile tuvalet ve donanımları ve personel sağlığını gözetleme yolundaki çabaları düzenli olarak denetlenir.  
3- Hem hayvanın ölümünün acısız olmasını sağlamak , hem de ette şerit (tenya) ve tüberküloz (verem) ve diğer zoonoz hastalıkların ( hayvanlardan insana geçip hastalık oluşturan hastalıklar ) varolup olmadığını incelemeye olanak sağlamak için hayvanlar güvenilir , Bakanlıktan ruhsatlı Mezbahalarda ( Kesimevleri ) Veteriner Hekimi denetiminde kesilmelidirler.Bunların dışında ( Kurban Bayramı müstesna ) hayvan kesiminin önlenmesi çok gerekli ve önemli bir konudur. 
4- Büyükbaş ( sığır ve manda ) ve küçükbaş ( koyun ve keçi ) gevişgetiren hayvanların bulaşıcı düşük , brucellosis ( Malta humması ) hastalığına karşı aşılanması , yalnızca buzağı, malak , kuzu ve oğlakların düşük (abortus ) yoluyla kaybını önlemekle kalmayıp , en önemlisi süt tüketen insanları Brucellosis ( Malta humması ) hastalığın-, 
dan korumaktır. 
5- Taze sebzeler bile bir hastalık kaynağı olabilir.Sözgelimi suteresinin yapraklarında koyun karaciğerlerinde yaşayan halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinen Fasciolasis Hastalığına yol açan parazit trematod (fasciola hepatica) yumurtaları bulunabilir.Bu trematod parazitin yaşam döngüsünün (çevrimi ) bir bölümü tatlı su salyangozunun içinde geçer, bu nedenle su yataklarına enfekte salyangozların girmelerini önlemek için her türlü çaba gösterilmektedir, iyi yönetilen suteresi çiftliklerindeki ( yabancı ülkelerde var ) sular , enfeksiyon tehlikesi taşımayan su kaynaklarından alınır.  
6- Sütün pastorize edilemsi , tüberküloz ( verem ) ve Brucellosis’e ( Malta humması ) neden olan bakterileri öldürür. Fransız bilim adamı Louis PASTEUR’ÜN ( 1822 -1895 ) adıyla anılan bu işlemde (Pastörizasyon işlemi ) süt , 64- 72 derece santigrata kadar ısıtılır. Bu ısı çoğu bakteriler için öldürücü ama sütün niteliğini bozacak kadar yüksek değildir. Günümüzde ise süt endüstrisinde U.H.T ( Ultra Heiss Temparature ) adı verilen çok yüksek sıcaklıkta ( 140- 145 C ) süt 15-60 saniye aniden ısıtılmakta ve hemen çok hızlı bir biçimde soğutulmakta ve özel bir folyo içeren kutularda kutulanmaktadır. U.H.T. yöntemi ile Pastörize daha doğrusu Sterilize edilen sütler hiçbir bakteri ,virus ve maya taşımamaktadır. 
7- Çöpler boş araziye ya da denize dökülüyordu.Son yıllarda çöp sorunu büyük bir problem halini almıştır. 1990 lı yıllarda İstanbul’da çöplerin boş arazide çöp dağları oluşturmasıyla çöpün içerisinde oluşan CH4 (metan ) gazı büyük bir patlama ve faciaya yol açmıştı. İstanbul’da çöplüğün çevresinde çöpten plastik, pet şişe ,cam , kağıt vb toplayarak geçimini sağlayan insanların ölümü hepimizi çok üzmüştü. Çöp olayı giderek kentleşen ve büyüyen ülkemizde büyük hacimleriyle en büyük çevre , sağlık ve toplum sorunlarımızdan birisidir. 
8- Evlerden ve sanayi kuruluşlarından yağmur ve kanalizasyon sularının atılması , yerel yönetimlerin başlıca sağlık sorumluluklarındandır.Bu tür artıklar , kanallar ve kanalizasyon sitemi ile mutlaka ayrıştırılmalı ve insan sağlığı yönünden tamamen zararsız hale getirilmelidir.  
9- Bir çok hastalık , enfekte olmuş hayvanlar veya onların parazitleri tarafından yayılır.Kuduz’un başlıca taşıyıcıları , tilkiler , sahipsiz başıboş sokak köpekleri , porsuklar , kediler ve yarasalardır. Hayvanların hareketlerinin engellenemediği yerlerde bu tür hastalıklar çok kolay yayılırlar.Ülkemize ithal edilen bütün hayvanların , mikrobik organizmalarının kuluçka ( inkubasyon ) süresi boyunca karantinada tutulması bu sebepten dolayıdır. 
 
Şu halde profilaksi ( koruyucu hekimlik , halk sağlığı , toplum sağlığı ) , tedavi edici terapotik hekimlikten hem daha ekonomik , hem de ileride tedavisi olanaksız bazı durumlar ve hastalıkların ortaya çıkmaması için daha elzem bir yoldur. 
 
Bu hususta halk sağlığını her bir birey önce kendi temizliği ve hijyeni , kendi çevresinin temizliği , çöp konusundaki duyarlılığı gösterirse ve halk sağlığı ile ilgili kurum ve kuruluşlara , kanun ve yönetmeliklere yardımcı olursa temel sağlık problemlerimizi halletmiş oluruz. 
 
Sağlıklı günler dileği ile…  
 
Doç. Dr. Ali AYYILDIZ

Devamını oku