Kalbin tarihçesi

  

M.Ö. 4.000 yılın başlarında Sümerler tarafından “zekanın merkezi” sayılan kalp, her türlü  akıl hastalığının sorumlusu olarak da görülürdü.Aynı yüzyılda Mısırlılar kalbi “vücudun mutfak patronu” olarak tanımlıyorlardı.Firavunların hekimleri daha o zamanlarda  kardiyopati ,perikard ve anjine de pektorisi belirtilerini  tanıyobiliyorlardı.2500 yıl önce yaşamış  ve tıbbın babası olarak bilinen  hipokrat nabzın değişik  atışlarını  doğru olarak değerlendirebiliyordu. Romalı hekim  Galeano ise  kalp hastalıklarını  mide hastalıklarından  ayırt edebiliyordu  ve ilk defa  damar tıkanması  yüzünden ölümü teşhis edebilmişti.

Dünyanın ilk gerçek kardiyalogları ise eski Arap hekimleridir.Rhazes ,Avicenna,Averroe ,çarpıntıları,ağrıları kalp düzensizliklerini incelemiş ve (kardiyak nörozun) özelliklerini ortaya çıkarmıştır.Ortaçağın karanlık devresinden sonra Rönesans’la beraber bilime bir dönüş olmuştur.Her şey yeniden gözlenmek istenmiş ve otopsilerde kalp açılmış , her bölümü incelenmiştir.Söz gelimi Leonardo da Vinci  özellikle kalp anotomisiyle ilgilenirken, diğer bilim adamları kalp ,atardamar ve toplar damarların  faaliyetleri üzerinde durmuşlardır.

7. YY eşiğinde Romalı Giobanni  Maria Lancisi anevrizmayı ,yani ölümleri ve arteriosklerozu (damar sertliği) uzun uzun incelemişti.8.YY başlarında  Fransız kliniklerinde Carvisort (Napolyon’un doktoru) ve Laennec meslektaşlarına  kalp çarpıntılarını  ve kalbi dinlemeyi öğretmişti.1895 yılında Alman Röentgen ,X ışınları sayesinde  göğüs kafesinden kalbin görünmesini sağlamıştı.1903 yılında Alman Einthoren ,kalbin  çalışmaları sırasında  verdiği elektrik akımlarını  belirlemeye ve incelemeye yarayan ilk elektrokardiyogramı icat etmiştir.

Bu Yazıyı Paylaş: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider.
  • Oylabunu
  • del.icio.us
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Tusul
  • 100puan

Benzer Konular