KADIN GENİTAL SİSTEM ANATOMİSİ : ORGANA GENİTALİA FEMİNİNA

Yazan: Uzman Dr.Ali AYYILDIZ 03 Mayıs 2009  
Kategori: Rahim ve Hastalıkları

  

İnsan neslinin sürekliliği üreme fonksiyonu ile sağlanır. Bu fonksiyonu gerçekleştirmek amacıyla şekillenmiş olan üreme organları, üreme işinde erkek ve dişinin işlevlerine paralel olarak şekil, konum ve yapı bakımından her iki cinste çok farklıdır. Kadının üremedeki rolü, erkekten çok daha komplekstir. Kadın zigotun oluşumu için zorunlu olan ovumu (yumurtayı ) üretmekle kalmaz, zigotun iletimi, Uterus’a (Rahime ) tutunması (yuvalanması) ,  embriyonal ve foetal yaşamın sürdürülmesi ve yavrunun doğurulması fonksiyonlarını da üstlenmiştir.

Kadın Genital ( Üreme )  Organları iki grup olarak incelenir.

KADIN İÇ GENİTAL (ÜREME ) ORGANLARI ( ORGANA GENİTALİA FEMİNİNA İNTERNA ) :

Kadın İç Genital (Üreme ) Organları  : Ovarium (yumurtalık ) , Fimbria Ovarica , tüpler sağ ve sol  ductus Fallopia ( tuba Uterina , oviduct , salpinx )  , Uterus (Metra : Rahim ) ve Vagina (vestibulum vaginae )  den ibarettir.

KADIN DIŞ GENİTAL (ÜREME) ORGANLARI ( ORGANA GENİTALİA FEMİNİNA EXTERNA ) :

Kadın Dış Genital (üreme )  Organları ; Vulva,  Mons pubis,  Labia majora, Labia minora, Clitoris, Vagina girişi  , Hymen ,  , Bulbus vestibuli ve Glandula vestibularis majoris  den oluşur. Vagina girişinin hemen üzerinde bir üreme organı olmayan (orificium urethralis externa ) : idrar deliği de yer alır.

mailgooglecom KADIN İÇ GENİTAL (ÜREME ) ORGANLARI :

Ovarium ( Yumurtalık ) :

Ovariumlar (Yumurtalıklar )  Uterus’un ( rahimin ) her iki yanında yaklaşık 3.5×2x1 cm büyüklüğünde, üzeri girintili çıkıntılı    iki organdır.Ovariumlar, kadında temel genital ( üreme ) organları olup, küçük pelvisin dış yan duvarlarındaki fossa ovaricalara otururlar. Sağ ve sol’da olmak üzere bir çift organ olan ovariumlar erkekteki testislerin homologudurlar. Ovariumlar, seksüel yönden olgun bir dişide, dişi üreme hücreleri olan ovum (yumurta) lar ile dişi seks hormonları olan östrojen ve progestronu üretirler.
Ovarium, bir periton plikası olan mesovarium aracılığı ile lig. lata uterinin arka yüzüne, lig. ovari propria aracılığı ileductus fallopia’nın ( tuba uterinanın ) tutunma yerine yakın olarak Uterusun (Rahim : Metra ) yan duvarına bağlanır.
Mesovariumun iki yaprağı arasında, hilum ovariye ulaşan arter, vena ve lenf damarları ile sinirler bulunur. Ovarium, pelvik duvara lig.suspensorium ovari ( infundibulopelvik bağ ) ile bağlanır.
Ovariumun serbest dış yüzü, peritonun mezoteliumu ile uzanan epithelium superficiale(germinal tabaka-Waldeyer tabakası) ile sarılmıştır. Bu örtünün altında kompakt bir bağ dokusundan yapılı olan tunica albuginea bulunur. Tunica albugineanın altındaki ovarium dokusu , dışta corteks ovari (zona parankimatosa ) içte medulla ovari (zona vasculosa) den yapılıdır. Korteks ovarinin parankimatöz dokusu içersinde gelişim ve dejenerasyonun çeşitli aşamalarındaki foliküller bulunmaktadır.Bu foliküller primordial, primer, sekonder ve tersiyer(graaf folikülü )olmak üzere dört aşamada bulunurlar. Tersiyer folikülün ileri aşaması olgun folikül-Graaf folikülü olup ovulasyon (yumurtlama ) ile atılır. Ovulasyondan sonra atılan graaf folikülünün yerinde Corpus luteum (sarı cisim) oluşur. Corpus luteum, geçici bir endokrin bez niteliğindedir. Atılan yumurta döllenip gebelik gerçekleşirse mensturasyon meydana gelmez ve Corpus luteum kaybolmaz, tersine büyür. Buna Corpus luteum graviditatis denir. Ve gebeliğin devamını sağlayan Progesteron (gestagen )  hormonunu salgılar. Eğer gebelik gerçekleşmemiş ise Corpus luteum 2 hafta progesteron salgılayarak görevini bitirir. Bu yapıya Corpus luteum cylicum (menstruationis : Adet döngüsü : adet çevirimi ) denir. Gerilemeye başlayan Corpus luteum, Corpus luteum regressum olarak adlandırılır. Böylece, sarı cisim zamanla bağ dokusunca işgal edilir ve nonfonksiyonel bir yapı olan korpus albicans adını verdiğimiz beyaz oluşum meydana gelir.

Doğumda bir ovariumda 100.000-400.000 adet primordial folikül bulunur. Erginliğe kadar bunların büyük bir bölümü dejenere olduğundan bu dönemde ancak 10.000-20.000 adet primer folikül mevcuttur. Kadının ovulasyon periyodunda bunlardan ancak 400 tanesi ovum (yumurta ) oluşturacak düzeye erişir.Ergenlik (Adolesan ) çağının başlaması ile birlikte, her ay bunlardan bin kadarı döllenmek için yola çıkar, ancak çoğu kez bir tanesi olgunlaşır ve yumurtalık dışına çıkarılır. Atılan bu yumurta fimbria tarafından yakalanıp  ductus fallopia  içerisine alınır.. Daha ender olarak birden çok yumurtanın üretilmesi ve döllenmesiyle birbirinden farklı bebekler oluşturmak üzere çoğul gebelikler de oluşabilir. Buna en iyi örnek çift yumurta ikizleridir.

Ductus Fallopia : Tuba Uterina  : Salpinks : Oviduct : Tüpler :

Tuba uterinalar, uterus fundusundan ovariumlara doğru uzanan 10-12 cm uzunluğunda bir çift muskuler borudur. Sağ-sol her bir fallop borusu(ductus Fallopia ) , lig.latum uterinin üst kenarı boyunca, onun iki yaprağı arasında yer alır. Lig.latum uterinin tuba uterinaya komşu olan bölümüne mesosalpinks denir. Tuba uterinanın ovariumla direkt bağlantılı olmayan dış yan ucundaki, karın boşluğuna açılan deliğine ostium abdominale tubae uterinae, uterus boşluğuna açılan deliğine de ostium uterinum tubae denir.
Ovariumdan ovulasyon(yumurtlama) ile atılan ovum(yumurta) ostium abdominaleden tuba uterina boşluğuna girer. Ovum, tuba uterinanın peristaltik dalgaları ve mukozasındaki silliaların yardımı ile uterus lümenine doğru iletilir.

Tarifsel amaçlar için tuba uterina 4 bölüme ayrılır.
a. infundibulum: ovarium tarafındaki, huni şeklinde olan 2 cm. lik bölümdür.burada ostium abdominale tubae etrafında fimbriae tubae denen saçaklar vardır.
b. Ampulla: tuba uterinanın en uzun, ince duvarlı orta bölümüdür. Ovum spermiumlar tarafından genellikle burada döllenir.
c. İsthmus: uterusa yakın olan dar bölümdür.
d. Pars uterina : tuba uterinanın, uterus duvarı içinde kalan 1 cm. uzunlukta bölümüdür. Ducus Falopia (Tuba uterina) nın  görevi yumurtalıktan atılan yumurta hücresini  Fimbria ovarica dını verdiğimiz huni biçimindeki vantuz yardımıyla yakalayarak  , kendi içinde yumurtanın sperm tarafından döllenmesini sağlamak ve döllenmiş yumurtayı Uterus  (rahim)  içine taşımaktır.

Uterus : Rahim : Fecondation ( Döllenme ) sonrası döllenmiş yumurtanın yerleştiği ve gebeliğin oluştuğu yerdir. Foetus’un   anne (materna )  karnındaki gelişimi burada olur. Kas ve bağ dokusundan oluşur. Normalde 8 cm. uzunluğunda , 5 cm genişliğinde ve 2.5 cm kalınlığında tersine duran bir armuta benzeyen bu organ, gebelik (graviditas )  sırasında foetus’ u , foetus’ un   plasentasını  ve foetus   çevresindeki sıvıları ( Corion , Allantois ve Amnion adını verdiğimiz 3 sıvıyı  içinde barındırıp, foetus ‘un   büyümesine izin verecek şekilde genişler ve tüm karın boşluğunu kaplar. Doğumdan sonra 6 hafta içinde yeniden gebelikten önceki şekil ve büyüklüğüne döner.(Uterus’un Envolution’u ) Uterus’un ( Rahimin ) iç yüzü ince bir doku (endometrium) ile örtülüdür ve her ay foetus’ un yerleşmesi için  hormonların etkisiyle kalınlaşır, oluşacak gebeliğin (graviditas ) en baştaki hali olan döllenmiş yumurta veya embriyonun yerleşmesi, sağlık ve güven içinde büyümesi için gerekli yataklığı yapar, besin maddelerini hazırlar. Eğer gebelik olmazsa adet kanaması şeklinde dışarı atılır.

Vagina : Kılıf : Hazne : Uterus ( Rahim )  ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan boru şeklinde, esneme yeteneği çok gelişmiş bir organdır. Cinsel ilişki bu bölgede olur.(Vestibulum vaginae adı verilen bölgede )  Doğumda bebek buradan geçerek dünyaya gelir, doğum sonrası çok hızlı bir biçimde eski halini alır. Vagina dokusu çok katlı epithel dokudan meydana gelmiştir . çok esnek bir dokudur ve esneyerek bebeğin doğum kanalından geçişine izin verir . Doğumdan sonra ise eski halini alır.

KADIN DIŞ GENİTAL ( ÜREME ) ORGANLARI :

Labia majora : Büyük Dudaklar : Kadın Genital (üreme ) organının en belirgin kısmını oluştururlar. Her iki yanda birer tane olmak üzere yukarıdan aşağı uzanan, içlerinde bol miktarda ter ve yağ bezleri, kan damarları ve sinirler bulunan, iki deri kıvrımından oluşmuştur. Üst kısımları daha çok olmak üzere kıllarla örtülüdür. Büyük dudaklar dış üreme organlarının dış sınırını yapar.  Küçük dudaklara göre daha etli ve kalındır.Ergenlikten sonra üzeri kıllarla kaplanır.  İç üreme organlarının korunmasını sağlar

Labia minora : Küçük Dudaklar : Büyük dudakların hemen altında vagina girişini çevreleyen yaprak biçiminde iki küçük deri kıvrımıdır. Kıl ve deri altı dokusu bulunmaz. Ancak kan damarları ve sinirler açısından zengindir. Küçük dudaklar, büyük dudakların iç kısımda yer alır ve büyük dudaklara göre daha incedir. Genişliği kadından kadına değişebilir.  Hazne girişini kapatacak şekilde önden arkaya doğru uzanır.

Klitoris (bızır) : Kadın cinsel organının üst bölümünde küçük dudakların bittiği yerde (frenulum’da ) bulunur. İki küçük dudağın üst tarafta birleştiği yerde bulunur. Düğme şeklindedir. Cinsel uyarılmaya karşı en duyarlı organdır.
Erkekteki penise benzer şekilde cinsel uyarı ile sertleşir ve büyür.
Cinsel ilişki sırasında sertleşir. Erektil bir organdır . dışında preaputium clitoridis adını verdiğimiz bir deri vardır. Erkek erektil organı penis’ten tek farkı içerisinden Urethtra ‘nın (sidik kanalı ‘nın ) geçmeyişidir. ve cinsel  duyarlılığı sağlar. Cinsel İlişki sırasında Kadının zevk ( cinsel haz )  alma organıdır.

Hymen: Kızlık Zarı : Vagina girişinden hemen sonra bağ dokusu ve damarlardan oluşan ince bir deri kıvrımıdır (zardır ) . Zarın ortası, adet kanamasının dışarı atılmasını sağlayacak biçimde açıktır. Ender olarak tümüyle kapalı olabilir.Vagina girişini bir miktar daraltacak şekildedir ve genellikle ilk Cinsel İlişki ile yırtılır. İlk cinsel ilişki sırasında zarda zedelenme ve açılma olur ve her zaman olmasa da bir miktar kanama görülür. (Defloratio ) Ancak bazı hymenler ( kızlık zarları ileri derecede esnek olur ve cinsel ilişkiye rağmen kanama olmaz .Bu durumun Bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Hekim ( Jinekolog Operatör Doktor )  tarafından muayene olunarak aydınlatılması mümkündür. Hymen ( Kızlık Zarı ), Bisiklete , Ata binme , düşme ve benzeri durumlarda zedelenmez.

Urethra : İdrar kanalı : Kadınlar idrarlarını erkekler gibi cinsel organlarından değil ayrı bir kanaldan yaparlar.İdrar kanalının çıkış deliği haznenin hemen üstündedir. Bu deliğe Orificium urethralis externa adı verilir . Bu delik mesaneden (sidik kesesinden ) sidiğin dışarı atılmasını sağlar. Bayanlar da Erkeklere oranla kısadır bu yüzden Bayanlar da Sistit oluşumu çok daha kolay başlamaktadır.

İdrar Kesesi : Mesane : Vesica Urinaria  : Üreme  organı değildir. Boşaltım organıdır. İçerisinde idrar birikir. Biriken idrar, idrar kanalıyla dışarı boşaltılır.

ADET GÖRME : AYBAŞI KANAMASI : REGL : RENKLENME

Kız çocukları çocukluktan ergenliğe geçerken genellikle 12-14  (bazen soğuk ülkelerde 16 yaşa kadar uzayabiliyor ) yaş civarında adet görmeye başlar.

Adet görme, her ay Uterus (rahim ) içini döşeyen endometriumun tabakasının zamanını doldurarak dökülmesi ve az bir kanama ile Uterustan (rahimden )  Vaginaya, oradan da Vulva’dan  dışarıya atılmasıdır. Uterus (Rahim ) içini döşeyen dokunun (endometrium ) Uterus ( rahim ) duvarından ayrılması sırasında az bir kanama oluşur, adet sırasında ortaya çıkan kanamanın nedeni budur.

Overlerde (Yumurtalıklarda) her adet döneminde bir yumurta olgunlaşır. Yumurta olgunlaşması adet kanamasının ilk günü başlar ve ortalama 14 gün sürer. Olgunlaşan yumurta dışarı adet kanamasının 12-16 günleri arasında atılır. Fimbria ovarica  adını verdiğimiz Anatomik oluşum ise yumurta atılacağı zaman ovarium’ların  (yumurtalıkların ) üzerine bir el gibi yapışıp vantuz gibi yumurtayı içine alır. Eğer yumurta tüp içindeyken cinsel ilişki olmuşsa, kadına geçen ve Uterus’tan / rahimden ) yukarıya doğru ilerleyen spermatozoid’ler (erkek tohum hücreleri ) erkekten getirdiği genetik özellikleri ( erkeğe ait DNA zinciri taşıyan 23 adet Kromozomu ) yumurtaya aktarır. Bu olaya Fecondation ( Döllenme ) denir. Döllenmiş yumurta bölüne bölüne çoğalırken, ductus fallopia ‘dan Uterus’a (rahime ) doğru iner ve Uterus (rahim ) içine ulaşınca adetin ilk gününden itibaren kalınlaşan ve yumurtlamadan sonra bebeğin yerleşmesi için özel bir şekil alan rahmin iç yüzeyini döşeyen dokuya (endometrium) yerleşir. Uterus ( Rahim ) iç yüzeyini döşeyen dokudaki değişimler yumurta gelişirken ve atıldıktan sonra yumurtalıklardan salgılanan hormonların etkisi ile oluşur. Böylece yeni bir bebeğin oluşum öyküsü başlar. Döllenmiş yumurta yerleştiği anda çeperlerinde binlerce hücre bulunan su dolu küçük bir lastik top görünümündedir. Daha sonra bu yapı içindeki hücrelerden bir kısmı foetus ( cenin ) oluşumunu sürdürürken, bir kısım hücreler de anne ile bebek arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yapıya, halk arasında “çocuk eşi” denilen “plasenta” ya dönüşür. Eğer gebelik oluşursa plasenta salgıladığı hormonlarla hem yumurtalığın işlevini üstlenir hem de Uterus ( rahim) içini bebek için uygun ortamda tutar. Gebelik oluşmazsa plasenta oluşmayacağından yumurtalığın görevini sürdürecek hormonlar da oluşmaz. Böylece Uterus (rahim ) iç yüzeyi dokusunun beslenmesi bozulur ve adet kanaması ile atılır.

İlk adet görme yaşı bir kızdan diğerine değişir. 12 ile 16 arasında herhangibir yaşta olabilir. Adet döngüsü, bir kanamanın başlamasından, diğer kanamanın başlangıcına kadar geçen süredir. Kişiye göre değişiklik gösterebilirse de iki adet dönemi arasındaki süre ortalama 28 gündür. 21 ile 35 gün arasındaki süreler normal kabul edilir. Bu döneme yeni giren genç kızlarda ilk 1 – 2 yılda adet düzensizlikleri olabilir. Daha sonra adetlerinin belli bir düzende olması gerekir. Kanama miktarı da kişiye göre değişiklik gösterir.

Adet dönemleri birbirini izleyerek Adet döneminin ve yumurtlamanın sona erdiği Menopoza dek sürer. Menopoz, adet kanamalarının artık olmamaya başladığı,yumurtlamanın sona erdiği döneme verilen isimdir. Ortalama olarak 45 – 52 yaşları arasında adet görme sona erer.

Bu Yazıyı Paylaş: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider.
  • Oylabunu
  • del.icio.us
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Tusul
  • 100puan

Benzer Konular