İskelet Adalele ve Mafsallar

  

Kemik fonksiyonunun en parlak örneği, beynin gerçek anlamda “koruyucu miğferi” kafatasmı oluşturan sekiz düz kemikte görülür. Dişli parçaların birbirine geçmesiyle birleşen kemikler, bütününde modern bir mimariyi andıran bir şekille doğumdan sonra iç içe geçerler. Ancak kemikler hareketin sadece pasif organlarıdır. Aktif organlar adaleler, yani sinirlerin uyarısıyla kasılarak kemiklerin hareket etmesini sağlayan et kitlesidir. “Kasılma” adale dokusunu diğer dokulardan ayıran özelliktir.

Saniyenin yüzde biri gibi bir zamanda oluşan oldukça karmaşık bir süreçtir. Beynin verdiği ve sinirlerle iletilen bir emir adale liflerine gelir ve zincirleme bir seri kimyasal tepkilere yol açar. Bu tepkiler sonucu genelde ince uzun olan adale hücreleri kısalır, tıkızlaşır ve güçlenir. Uyarı bittiğinde adale gevşer ve orijinal şeklini alır. Adale dokusunun bir başka özelliği enfeksiyonlara çok daha iyi direnç göstermesidir. Bunun sebebi de bol kanla beslenmesidir. Kemikler ve adaleler, yani insana hareket imkânı tanıyan organlar iki kemik arasında yerleşen başla yapılara da gerek duyarlar. Bunlar kemiklere, hareket imkânı sağlayan eklemlerdir. Bu konuda en güzel örneği omurga teşkil eder. Omurga birbiri üzerine dizilmiş 33 omurdan oluşur. Omurganın son derece esnek olması her omur arasında âdeta bir amortisör görevi yapan “disk”lerin bulunması sebebiyledir.

Bu Yazıyı Paylaş: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider.
  • Oylabunu
  • del.icio.us
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Tusul
  • 100puan

Benzer Konular