Çölyak hastalığında diyet tedavisinde tüketilmemesi gereken besinler

  • Malt kullanılan içecekler, bira votka cin v.b.
  • Buğday, arpa, çavdar ve yulaf katkılı her türlü ürün. (un, bulgur, bulgur pilavı, irmik, makarna, şehriye, kuskus, ekmek, kek, pasta, kurabiye, bisküvi, börek, çörek, gofret, simit, kraker, dondurma külahı, unlu tatlılar, gluten içeren hazır salça, ketçap, un ilave edilen çorbalar, soslar, tarhana, yarma gibi).
  • Galeta ununa, una batırılarak kızartılmış tavuk balık gibi et ürünleri.
  • Guten içeren hazır çorbalar, köfte, pane harçları gibi hazır çeşniler.
  • Sirke, çikolata, puding, sakız, ketçap, mayonez, dondurma gibi gıdaların bazılarında gluten bulunabilmektedir. Bunlar yenilmeden önce muhakkak ürün hakkında bilgi edinilmelidir.
  • Tuzlu, soslu kuruyemişler, glutenle yapıştırıldığı için yasaktır. Ancak bunların glutenle işlem görmemiş hali, gluten içermeyen kuruyemişler serbesttir.

Çocukluk Çağı Obezitesi ve Beslenme Tedavisi

Yazan: Diyetisyen Sema BÖREKÇİ 27 Eylül 2010  
Kategori: Sağlıklı Olun

Günümüzde insan sağlığını tehdit eden ve birçok hastalığa zemin hazırlayan şişmanlık sorunu (obezite), yaşam kalitesini düşüren en büyük problemlerden biri. Özellikle de çocuklarda görülen şişmanlık her geçen gün artıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise yanlış ve düzensiz beslenme. Çocuk yaşta alınan fazla kiloların en büyük tehlikesi de, yetişkin şişmanlığının nedenlerinden biri olarak görülmesi. Yani çocuk yaşta şişmansanız, yetişkinliğinizde de şişman olmanız kesin olmamakla birlikte kuvvetle muhtemel.

Devamını oku

AB Veteriner Kontrol Sistemi ve Ülkemizdeki Durum

Avrupa Birliği’nin temel amacı; malların, kişilerin, hizmetlerin ve paranın serbest dolaşımının, eşit rekabet koşullarının sağlandığı ve ulusal, ekonomik, dış ve güvenlik politikalarının koordinasyon halinde olduğu bir Tek Pazar kurmaktır.

Devamını oku

Boyun ağrısında öneriler

  1. Boyun ve kol ağrılarında tedavinin en önemli basamaklarından biri egzersizdir.Doktorunuzun size önerdiği egzersizleri düzenli yapınız.Egzersiz  öncesi ve sonrası ısınma ve soğuma dönemlerine dikkat ediniz.
  2. Sigara, hem genel sağlık problemine neden olduğundan, hem de öksürüğe neden olarak ağrı yakınmalarınızı arttıracağından sizi fazlasıyla rahatsız edicektir.Sigara kullanmayınız, sigara içilen ortamlardan uzak durunuz.
  3. Fazla kilo, özellikle yük binen eklemlerde  eklemlerin ve eklem çavresinin yapısını bozarak kıkırdak  hasarına neden olur, duruşu bozar.Boyun ve kol ağrılı hastalar fazla kilo aldıklarında yakınmaları daha da artar.Fazla kilolarınızdan  düzenli bir tedavi ile kurtulunuz.
  4. Ayakta dik dururken normal duruşunuza dikkat ediniz.Ayakta iken, başınız ve göğsünüz dik, karın ve kalçalar içerde ve hafif önde durunuz.Sırtın doğal kamburluğunu doruyunuz.
  5. Ani olarak yapılan sert ve ters hareketler boyun ve kollardaki kasların ağrılı spazmlarına neden olur.Ani, sert ve ters boyun hareketlerinden sakınınız.
  6. Eller omuz hizasında daha yukarıda iken iş yapılması omuzdaki kasları  belirli bölgelerde  sıkıştırarak ağrı ve hareket kısıtlığına  yol açabilir.Kollarınızı, omuz hizasından yukarıda kullanmayınız.Yüksekte iş yapmanız gerekiyorsa, merdiven kullanarak iş yapacağınız yüksekliğe  yakın olmaya çalışınız.
  7. Giysilerinizin rahatlığı çok önemlidir.Özellikle iş yaparken  rahat ve sıkmayan giysiler giyiniz.Sıkı ve dar sütyenler kollarınızın damar, sinir ve kaslarını sıkıştırarak beslenmelerini bozacağından tercih etmeyiniz.
  8. Banyo yaparken, duşlu sistemleri tercih ediniz.Saçınızı yıkarken, kurularken veya tararken normal ve dik duruşu tercih edin ve yavaş hareketler yapınız.
  9. El işi, dikiş-nakış yapma, yemek yeme, bulaşık işleri, temizlik işlerini yorucu ve zorlayıcı hale getirmeyiniz.
  10. İşlerinizi bitirmede aceleci olmayınız.
  11. Yerden yüksekliği 50 cm. civarında olan alafranga tuvalet kullanınız.Bu yüksekliği sonradan ilave edebilen cihazlarla sağlayabilirsiniz.Tuvaletin kenarında tutanakların olması oturup kalkmanızı kolaylaştıracaktır.
  12. Ayakkabı ve çorap giyerken, aşağıya doğru çok fazla eğilmeyiniz.Ayağınızı bir tabureye koyarak veya oturarak bu işlemi yapabilirsiniz.
  13. Öksürme ve hapşırma ile boyun omurgalarındaki basıncın artmasına neden olursunuz.Bu durumda disk ve omurlardaki ani basınç artışı ile çeşitli yaralanmalar meydana gelebilir.Boynunuzu bir elinizle tutarsanız bu riskleri  önlemiş olursunuz.
  14. Ani ısı değişiklikleri yakınmalarınızı arttırır.Evin ısısını sabit bir değerde tutunuz.Kışın giyebileceğiniz boğazlı giysiler boynunuzun sıcak kalmasını sağlar.Yazın boyun ve baş kısmınızın terlememesine dikkat ediniz, çünkü terli ya da ıslak boyun ile hava akımına maruz kalmak  yakınmalarınızı arttırır.
  15. Sandelyede dik oturunuz.Omuzlar geride, sırt ve bel arkadan destekli, ayaklar yere düz basmış şekilde olmalıdır,ensenize bir yastık koyarak  destek sağlayabilirsiniz.
  16. Boyun ağrısı ile baş dönmesi birlikte ise dengeyi sağlamak için baston kullanabilirsiniz.
  17. Uzun süre ders çalışmak , bilgisayar kullanmak, kitap, gazete okumak ve televizyon seyretmekten sakınınız.Masaya eğilmeyiniz, eğimli masalar kullanınız.
  18. Sandalyeden kalkarken, öne doğru kayarak kalkınız.Otururken ayaklarınız yere değmelidir.
  19. Kol destekli sandelyelerde oturunuz.
  20. Araçta, başınızı koltuk boyunluğuna yaslayınız ve emniyet kemerini bağlayınız.Gövdenizi hafif sağa ve sola eğik tutunuz.
  21. Araç sürücüsü iseniz, koltuğunuz rahat olmalı, her iki el direksiyonu kavramalıdır.Baş ve boyun boşta kalmamalıdır.
  22. Araçta yolcu iseniz, şişme boyun simidi veya yastık kullanabilirsiniz.Yolunuz kısa ise, araçtaki el askısına tutununuz, böylelikle sarsıntılardan etkilenmezsiniz.
  23. Araç içinde oturduğunuz koltuğun yüksek olmasına dikkat ediniz.
  24. Yüzüstü yatmayınız, yan yatmak ideal olandır.İnce , geniş, yumuşak bir yastık kullanabilirsiniz.Üzerinde rulo şeklinde havlu konularak  boyun desteklenmelidir.
  25. Aynı pozisyonda devamlı kalmayınız, ideal dinlenme şekli yatar pozisyondur.
  26. Prensip olarak, en uygun pozisyon ağrısız veya en az ağrılı olan pozisyondur.

SARI NOKTA HASTALIĞI

Yazan: Göz Vakfı 31 Aralık 2009  
Kategori: Sağlıklı Olun

SARI NOKTA HASTALIĞI (TIBBİ ADI: MAKULA DEJENERESANSI)

70 Yaş üstü nüfusun, yaklaşık 1/3’ünü etkileyen ve görmeyi birkaç metreden parmak sayma seviyesine kadar düşüren bir rahatsızlıktır. Her ne kadar, tamamen körlük yapmasa da görme, yasal olarak körlük sayılabilir bir seviyeye iner ve hastalar baktığı noktayı göremez hale gelir, yani karşısında duran bir şahsın yüzünü göremez ama kolunu bacağını görebilir. Bu tür hastalar tek başına sokağa pek çıkamaz. Evde kendi işlerini görebilirler ama yine de bazı işleri yapmada başkalarından yardım almak zorunda kalırlar. Göremedikleri için okuyamaz ve yazamazlar.

Devamını oku

RA (Romatoid Artrit) Belirtileri nelerdir?

RA kişiden kişiye  büyük farklılıklar gösterebilir.Hemen  hemen hastaların  tümünde, eklem bulguları  dalgalanmalar göstermekle  beraber kronik bir şekilde devam eder.Bazı kişilerde  hastalık daha hafif seyreder sadece zaman ataklı olur.Bazılarında ise daha ağır seyrederek zaman içinde  ilerleyici  harabiyet yapar.

Devamını oku

Romatoid Artrit Nasıl Bir Hastalıktır?

Romatoid artrit (RA), en sık görülen bir iltihabi eklem hastalığıdır.Eklemlerin iç yüzünü döşeyen  “sinovyum” adlı dokunun iltihabı ile  başlar ve kıkırdak,kemik tendon ve bağlarda harabiyet yapabilir.Giderek ilerleyen  hastalık, eklemlerin yanında iç organlarıda etkileyebilir.Genellikle birden fazla  eklemi tutar, uzun sürelidir(kronik) ancak  ataklar arasında uzun süreli sessiz dönemlerde görülebilir.Nedeni tam olarak bilinmeyen  bu hastalık, kişiden kişiye de büyük farklılıklar gösterebilmektedir.Genellikle genç orta yaşlı erişkinlerin hastalığıdır ve kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla görülür.

Domuz gribi nedir? Korunma yolları nelerdir?

Domuz gribi nedir?
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Devamını oku

Balık yağı

Balık yağı, insan sağlığı için  çok önemli olan omega-3 yağ asitlerini içermektedir.Bu yağ asitleri vücut tarasından  üretilmeyen ve dışardan  alınması gereken  esansiyel yağ asitleridir.Omega-3 yağ asitlerinin üç ana formu  bulunmaktadır.Bunlar ALA,DHA ve EPA ‘dır.

Devamını oku

KAYGI BOZUKLUKLARI

Yazan: Psikolog Nur GEZEK 26 Eylül 2009  
Kategori: Sağlıklı Olun

Kaygı yani korku ve endişe duygusu herkesin yaşadığı bir duygu durumdur. Anormal psikolojisi içinde önemli bir yer tutan bu duygudurum, normal insan psikolojisinde de önemli bir rol oynamaktadır. Pek azımız herhangi bir haftayı korku yada kaygı olarak tanımlayabileceğimiz bir duyguyu yaşamadan geçirmişizdir. Fakat normal insanların kısa süreli olarak yaşadıkları kaygı, kaygı bozukluğu olan kişilerinkiyle süre olarak da şiddet olarak da karşılaştırılamaz.

Devamını oku

Sonraki sayfa »