ÖZGÜR ÇOCUKLAR, TUTSAK EBEVEYNLER

Yazan: pskceren 06 Eylül 2009  
Kategori: Psikoloji

Son dönemlerde özellikle dikkatimi çeken bir konu var. Toplu taşıma araçlarında, restoranlarda, hastanelerde, çay bahçelerinde, tiyatroda, sinemada, konserde, kısaca insanların bir arada bulundukları ve toplu yaşama kurallarına uymakla yükümlü oldukları mekanlarda çocukların hakimiyeti sözknusu. Etrafta koşturan, çevredekileri rahatsız eden, sosyal kurallara uymayan çocuklar görüyorum. Buna keza çocuklarının bu tutumu karşısında çaresizlikleri gözlerinden okunan ve ne yapacaklarını bilmeyen anne-babalar. Yeni ve modern çocuk yetiştirme tarzına ters düşmemek, diğer ebeveynler tarafından yargılanmamak için ipin ucu biraz kaçıyor gibi. Çocuğun ruhsal gelişimine zarar gelir korkusu ve kaygısıyla anne-babalar artık söz söyleyemez duruma geldi. Yanlış bir hareket yapmamak adına hiç bir şey yapamaz oldular. Terapiye gelen ailelerden sıklıkla duyduğum sorular da bu gözlemimi destekler nitelikte. Anne-babalar  “Biz bu çocuğa nasıl davranmalıyız? Özgüvenini kırmadan nasıl terbiye verebiliriz?” diye soruyor.

Devamını oku

Anne Baba Tutumu ve Benlik Gelişimi

İnsan ilişkileri içinde en uzun ömürlü ve en önemli etkileri olanı hiç kuşkusuz ana-baba ile çocuklar arasında olan ilişkilerdir. Aslında bir çocuğun yetişmesinden, başarı ya da başarısızlıklarından yalnızca veya yüzde yüz ana-babayı sorumlu tutmak doğru değildir. Çünkü çocuk, yalnızca ana-babasının, aile eğitiminin etkisi altında kalmış olsaydı, bir ailedeki tüm çocukların, birçok özellikleri yönünden birbirlerinin aynı olmaları gerekirdi. Her çocuk ailenin bir parçasıdır, fakat onun
yetişmesi ve gelişmesinde okulun ve en geniş anlamda toplumunda sorumlulukları, katkıları vardır. Aile de, çocukların yetişmesi sırasında onlara rehberlik ve yardımda bulunan kurumlardan birisidir. Fakat en önemlisidir. Bununla birlikte ana-babaları tarafından gerçekten seçilip sayıldıklarına inanan çocuklar, davranışlarında daha bağımsız ve kendilerine daha çok güvenen insanlar durumuna gelmektedirler.

Devamını oku

Panik Atak

Yazan: Uzm.Psk. Uğur Dalan (Psikoloji) 25 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Panik Atak
Yeterince nefes alamadığınızı hissediyorsunuz, kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, içiniz sıkışıyor. Herkesin günlük yaşamında yaptığı bazı şeyleri yapamıyorsunuz; süpermarkete ya da sinemaya gitmek, uçağa ya da asansöre binmek gibi. Kaygılanıp, korkuyorsunuz. Korkularınızın herhangi mantıklı bir nedeni olmadığını biliyorsunuz ama yine de bu duygunuzla başedemiyorsunuz. Aklınızı yitireceğinizi, tümüyle kontolünüzü kaybedeceğinizi, bayılacağınızı hatta kalp kirzi geçirip öleceğinizi düşünüyorsunuz. Yalnız değilsiniz!

Devamını oku

KADIN ERKEK İLİŞKİLERİNDE TERKEDİLME ŞEMASI

Yazan: Psk.Dan Yusuf BAYALAN (Psikoloji) 17 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Şema kavramı, kişinin kendisini ve diğer insanları ve dünyayı anlamlandırdığı, tanımladığı, değerlendirdiği zihinsel yapıyı ifade eder. İnsan bu temel zihinsel yapıyı doğduğu andan itibaren oluşturmaya başlar. Şemaların oluşumunda kişinin temel yaşantıları, etrafındaki insanların ona karşı tutumları, kurduğu ilişkiler, öğrenmeleri vb. son derece önemli rol oynar. Oluşan bu yapı(lar) zamanla kişinin davranışlarına yön verir ve bir anlamda hayatını şekillendirir. Şemalar olumlu ve gerçekçi içeriklere sahipse kişi çok fazla problem yaşamaz; ancak şemaların olumsuz ve yanlış içeriklere sahip olması psikolojik problemlerin oluşumuna zemin hazırlar. Şema kavramı Şema Terapi literatüründe olumsuz olan ve uyum bozucu şemalar için kullanılır. Mesela çok fazla eleştirilen, yetersiz bulunan, aşağılanan bir çocuk kendisiyle ilgili bir “kusurluluk” algısı geliştirebilir ve yetişkinliğnde de kendini şu ya da bu şekilde bir kusura sahip olarak algılayabilir. Bu kusurluluk algısı, çirkinlik, beceriksizlik, yetersizlik vb. noktalarına odaklanabilir. Kusurluluk şemasına sahip birisi, beğenilmeyeceği düşüncesinden dolayı insanlardan uzak durabilir ya da beğenilmek için aşırı derecede çaba sarfedebilir. Tüm bu ve benzeri durumlar da kişinin hayatttan doyum almasına engel teşkil eder.

Devamını oku

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Yazan: Psk.Dan Yusuf BAYALAN (Psikoloji) 09 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Devamını oku

AŞK ÖYKÜLERİ VE İLİŞKİ TERAPİSİ

Yazan: Psk.Dan Yusuf BAYALAN (Psikoloji) 09 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Aşk, insanoğlunun üzerinde en çok söz söylediği, yazı yazdığı kavramlardan biri olmuştur; aynen kader gibi, talih gibi. Hatta bu söylenen ve yazılanlar arasında aşkın bir talih olduğu görüşü de önemli bir paya sahiptir. İnsanoğlunun hayatını idamesinde kaderin, talihin önemli bir yeri olduğu şüphe götürmese de, bu kadere müdahale şeklinin insaniyetimizin asıl belirleyicisi olduğu göz ardı edilmemelidir.

Devamını oku

PSİKOTERAPİ NEDİR?

Yazan: Psk.Dan Yusuf BAYALAN (Psikoloji) 09 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Psikoterapi, psiko ve terapi kelimelerinden oluşan bir kavram/terimdir. Psiko, can, ruh, nefs; terapi de iyileştirme, daha iyi hale getirme anlamına gelmektedir. Buradan hareketle psikoterapi, “ruhsal yapı”nın, “psişik fenomen”in daha iyi hale getirilmesidir. Ruhsal yapının daha iyi hale getirilmesi için yapılan müdahaleye psikoterapi diyebilmemiz için, müdahale yöntemlerinin ilaç ve cerrahi yöntemleri içermemesi gerekmektedir. Peki ilaç ve cerrahi yöntem dışındaki her müdahale psikoterapi olarak adlandırılabilir mi? Tabii ki hayır. Psikoterapi ruhsal problemleri belirli bir patolojik(hastalık oluşumu) anlayış içerisinde ele alır, düzeltme sürecini de belirli teknikler, yaklaşımlar bütünü üzerine oturtur.

Devamını oku

Sosyal Fobi Olabilir misiniz ?

Sürekli düşerim diye korkuyorsanız, evin dışındayken tuvalete gidemiyorsanız, erkek / kız arkadaş edinmekte zorlayorsanız. Herkesin size baktığını düşünüyorsanız, konuşurken hata yapmaktan korkuyorsanız, yüzünüz kızarıyor terliyorsanız, kız arkadaşınız ya da erkek arkadaşınızla konuşamıyorsanız, benden sıkılır düşüncesiyle kendinizi yetersiz, değersiz, ezik ve utanç içinde hissediyorsanız sosyal fobik olabilir misiniz ? Devamını oku

GEBELİĞE HAZIR MISINIZ?

Yazan: Psk. Pınar ERSÖZ (Psikoloji) 07 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

GEBELİĞE HAZIR MISINIZ?

Devamını oku

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Yazan: Psk. Ayhan ALTAŞ (Psikoloji) 07 Nisan 2009  
Kategori: Psikoloji

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe belirtileriyle ortaya çıkan bir psikiyatrik bozukluktur. Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuklar, aşırı hareketlidir, dikkatleri çabuk dağılır, engellenmeye ve beklemeye tahammülleri yoktur. Sabırsızdırlar, kolay uyarılabilirler, çabuk kızar, hareketlenir ve kolay incinirler.

Devamını oku

« Önceki sayfaSonraki sayfa »