Kanda oksijen avı

Yazan: admin 05 Ağustos 2008  
Kategori: Kan ve Dolaşım Hastalıkları

Kanla kaciğerlerle geçen alyuvarla havanın oksijenini alırlar.Yani oksijenle yüklenip onu bütün vücuda taşırlar.Yavaş yavaş besin maddelerini  yakan oksijen enerjiyi oluşturur ve böylece hayatın devamını sağlar.Bu sebeple  alyuvarların işlevi hayat için çok gereklidir.Dağa çıkıldığında, hava oksijen açısından daha fakir olduğundan  kandaki alyuvarların sayısı besinleri yakmak için gerekli oksijen sağlamak üzere çoğalır.Deniz düzeyinde alyuvarın sayısı yaklaşık 4.800.000 dir.200 metre yükseklikte yaklaşık 5 milyon, 400metrede 5 milyon 2 yüz bin ve bin metrede 5 milyon 500 bin olur.2000  metrede 6 milyona, daha  yükseklerde ise 7 milyona ulaşır.Söz gelimi Meksiko City’de oturanların kanlarının her milimetreküpünde 7 milyon alyuvarlar vardır.

Devamını oku

KAN (TRANSTÜZYON) VE KAN GRUPLARI

Yazan: admin 04 Ağustos 2008  
Kategori: Kan ve Dolaşım Hastalıkları

Son zamanlarda, çeşitli tıbbi ve cerrahi ihtiyaçlar için (trafik kazalarının yol açtığını ağır kanamalar, uzun süreli ameliyatlar, kan hastalıkları, tümörler, kronik enfeksiyonlar) kan nakli operasyonları git gide artmaktadır.Kan nakli için taze insan kanı gerekmektedir.Kısacası eczanelerde bulunmayan, satın alınmayan  sadece ihtiyacı olana bağışlanan bir şey.Ancak hastanın başka kişiden kan alabilmesi için, önce kanı bağışlayan kişinin tamamen sağlıklı olup olmadığı  ve iki kişi arasında kan uyuşmazlığı  olup olmadığı belirlenmelidir.Nitekim çoğu kere  nakledilen kanın alyuvarları, kan alan kişinin  kanı tarafından “toplanır”. Bunu sebebi de, bazen alyuvarların”agglutinojen” kan grubu (antijeni) adı verilen maddeleri ve sıvı kısmında da agglutini adlı karşılığı maddeyi içermelidir.Klasik olarak iki aggluhininlere  alfa ve beta adı verilir.Alyuvarların agglutinojen çerme ihtimali dörttür.Bunlar da başlıca dört kan gurubuna eşittir.

Devamını oku

Trombositler

Yazan: admin 25 Temmuz 2008  
Kategori: Kan ve Dolaşım Hastalıkları

Başlangıçta kanın, alyuvarlar ve akyuvarlar dışında bir de her milimetre kübe 300.000 adet düşecek oranda trombositlerden oluştuğunu belirtmiştik.Bu trombositler (çok küçük ve yuvarlak hücreler)kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynarlar.Nitekim kan, organizmada kan damarlarının içinde dolaşırken sıvı haldedir.Dışarı çıktığında hemen katılaşmaya , yaranın kapanmasını sağlayan ve böylece bir aşırı kanama tehlikesini uzaklaştıran az çok iri bir pıhtı oluşturmaya başlar.Bu pıhtılaşma olayı  oldukça karmaşıktır.Pek çok açıdan da henüz aydınlığa kavuşmuş değildir.Ancak plazmadaki bazı maddelerin (protrombin, kalsiyum,fibronojen bulunmasında ve tehlike durumunda trombositler tarafından salınan maddelerden kaynaklandığı bilinmektedir.Hemofili gibi, kanın normal olarak pıhtılaşmadığı hastalıklar vardır.Bu  hastalıklar sağlıklı kan nakilleri iel tedavi edilirler.

AKYUVARLAR

Yazan: admin 24 Temmuz 2008  
Kategori: Kan ve Dolaşım Hastalıkları

Mikroplar organizmanın koruyucu barikatlarını, yani deriyi ve mukozayı geçmeyi başardıklarında, organizmanın direnç mekanizmaları devreye girer.Bu direnç mekanizmalarının  başında da akyuvarlar gelir.Her 700-800 alyuvara karşılık bir akyuvar vardır.Akyuvarlar bir mikropla  temas ettiklerinde  ona hemen güçlü kimyasal maddelerle saldırırlar  ve çoğu kere onu yenmeyi başarırlar.(sindirirler)Tabii  olarak mikroplarda kendilerini savunmaya çalışırlar ve alyuvarlarda değişime yolaçan ve çoğu kere de öldüren zehirli maddeler (toksinler) salarlar.Söz gelimi yaraların iltihabı ,dejenere olmuş yani savunma barikatı kuracağı diye kendini feda etmiş alyuvarlardan oluşmaktadır.

Devamını oku

Sonraki sayfa »