AKYUVARLAR

  

Mikroplar organizmanın koruyucu barikatlarını, yani deriyi ve mukozayı geçmeyi başardıklarında, organizmanın direnç mekanizmaları devreye girer.Bu direnç mekanizmalarının  başında da akyuvarlar gelir.Her 700-800 alyuvara karşılık bir akyuvar vardır.Akyuvarlar bir mikropla  temas ettiklerinde  ona hemen güçlü kimyasal maddelerle saldırırlar  ve çoğu kere onu yenmeyi başarırlar.(sindirirler)Tabii  olarak mikroplarda kendilerini savunmaya çalışırlar ve alyuvarlarda değişime yolaçan ve çoğu kere de öldüren zehirli maddeler (toksinler) salarlar.Söz gelimi yaraların iltihabı ,dejenere olmuş yani savunma barikatı kuracağı diye kendini feda etmiş alyuvarlardan oluşmaktadır.

Enfekte olmuş bir yarada , yani mikroplara vücdun içine girmek için bir kapı açıldığında ne olur?Alyuvarlar hızla çoğalırlar ve gerçek bir “teke tek” mücadeleye girerler Fagosit adı verilen genç ve güçlü olanları sahayı düşmanlardan ve ölü arkadaşlarında temizlemek için öne çıkarlar.Herşey yoluna girdiğinde zararı onarmayı herşeyi eskisi yapmayı amaçlayan deri hücreleri gelir.

Kan, organizmanın genel savunması görevini yerine getirmediğinde özel, yani organizmayı saran o mikroba uygun bir savunma geliştirir.Bu savunma, plazmanın gamma-glöbulininden alınan,kanın hızlı bir şekilde oluşturduğu  ve harekete geçirdiği  antikorlardan oluşur.Antikorlar bütün olarak , bağışıklık adı verilen , organizmanın enfeksiyonlara karşı özel savunma durumunu meytdana getirmektedirler.Bağışıklık sistemi sayesinde  hem hastalıkların tedavisi hem de bir daha tekrarlanmaması mümkün olmaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider.
  • Oylabunu
  • del.icio.us
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Tusul
  • 100puan

Benzer Konular