Akciğerler ve solunum

  

İnsan organizması soluduğu, yani havadaki oksijeni aldığı için yaşar.Oksijen, yediğimiz yemekleri yakmak, içerdikleri kimyasal enerjiyi başka enerji şekillerine dönüştürmek için de gereklidir.Bu enerji organlara göre değişir.Adaleler söz konusu olduğunda hareket enerjisi, bezler söz konusu olduğunda salgılama enerjisi, beyin, omurilik veya sinirler sözkonusu olduğunda ise sinirsel enerjidir.Akciğerler bir yandan havayı temizleyip kanın oksijeni emmesini sağlarken, diğer yandan kanı yenilerler.Çünkü kan oksijeni alırken  (yani gençleşirken) artıklarını, anidrid karbon şeklinde  akciğerlere bırakılır.Vücudumuzun, kanı temizlemesi için  büyük miktarda havaya ihtiyaç vardır.Dakikada 16 kere soluruz.Çocukların soluması daha hızlıdır. Dakikada 22 kere.Yeni doğanlar ise dakikada 40 kere soluk alırlar.Ciğerlerimize giren hava hemen çok geniş bir solunum yüzeyi ile temas eder.Erişkinlerde bu yüzey 60 metrekaredir.Yani iki odalı, bir mutfak ve bir banyolu bir apartman dairesi kadar.

Kan, akciğerlerdeki oksijenle nasıl temas eder? Burundan, ağızdan, gırtlak, nefes borusu ve bronşlardan geçerek ciğerlere giden hava, çapları yaklaşık milimetrenin onda ikisi kadar olan mikroskopik torbaların içine girer.Akciğerlerdeki bu torbaların sayısı yaklaşık 750 milyondur.Bu torbaların çevresinde saçlar kadar ince olan  sık bir kılcal damar ağı vardır.(Bu ağın uzunluğu yaklaşık 2500 kilometredir). Kılcal damarların cidarı o kadar incedir ki, oksijen içinden geçebilir.Kılcal damarların içinden aynı zamanda kanın artık maddesi olan anidrid karbon da çıkar.Böylece atıklardan temizlenen ve oksijenle depolanan kan vücudun  içine akmaya başlar.

Bu Yazıyı Paylaş: Aşağıdaki simgeler kullanıcılarının web sitelerini paylaştığı ve yeni web sitelerini keşfettiği sitelere gider.
  • Oylabunu
  • del.icio.us
  • Digg
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Tusul
  • 100puan

Benzer Konular